İnsan yaşamının mutlak en önemli olgusu sevilen bir insanı özlemek, istemek. Onun yanındayken de özlemek, istemek. Oysa yaşam genellikle insanın bir başına kalması. Uykuda. Uykuyu ararken. Derin uykuların ötesinde bile zaman zaman düşünde sezinlemiyor mu insan birbaşınalığın çaresizliğini.
İnce Memed romanı, zulme, haksızlığa, adaletsizliğe karşı baş kaldırının destanıdır. Ince Memed normal bir yaşantı sürerken kendi kontrolü dışında gelişen olaylar neticesinde, eşkıya olmaya mecbur bırakılmış bir adamdır. Kendi davası için savaşırken olaylar onu alıp halkı için savaşan bir kahramana dönüştürdü.
İnce Memed bilinçli, hakkını arayan bir toplum istiyor: ben okuma yaparken, köylünün ayaklanma sahnesinde İnce Memedin buna şahit olurken ki mutluluğunu coşkusunu çok derinden hissettim. Birkaç kişinin mücadelesi boşa kürek çekmekten öteye gitmiyor.
Yaşar Kemal yaaaa sen ne güzel anlatmışsın o doğayı... çakırdikenine, dikene bile hayran kaldım. Dağ, çiçek, diken..... dile gelse kendisini bu kadar güzel anlatamaz. Yaşar Kemal bilgili bir yazar; evliyalar, pirler, ermişler, dervişler, dağların, atların efsanelerini hepsini bulabilirsiniz. Ayrıca köylülerin lisanıyla okuma yapmak ayrı bir keyif katıyor insana.
Yazarı bir konuda eleştireceğim, kitapta gençlerin buluştukları yerlerde evlenmeden halvet olmaları var, bizim topluma ters, hele ki köylük yerlerde... evli kadının kocasının yokluğunda başka adamla olma olayı ve açık sahneler, bunları okurken rahatsız oldum.
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,6bin okunma
"Neden korktun, mezardan mı?"
"Yok," dedi Memed, daha soluyarak. " içerde, bütün kümbet, ağzına kadar kayışkanat dolu."
Müslüm kümbete yöneldi, Memed, hemen onun önüne geçti:
"Dur," dedi, " Müslüm, sen ne yapıyorsun? Sen kanına mı susadın, onlar insana bir yapışırlar, kanını somurur bitirirler. Bir yapışmaya görsünler. Sen bilmiyorsun, parça parça etsen de bir daha onların dişlerini etinden koparamazsın."