"Benim efsunum var, yılan bana bir şey yapmaz. Birde ben korkmam. Buranın yılanları beni tanırlar. Beni çok gördüler geçen yıl."
"Unutmuş olamazlar mı?"
"Yılanlar insanlar gibi değil, onlar dostluğu da, düşmanlığı da unutmazlar. Ben geçen yıl onlara kova kova süt verdim."
"Hııı, Şimdi anladım işi, yılanlar sütü çok severler, hele koyun sütünü."
Müslüm hiç yerimizi söyler mi, delirme ulan, delirme Memed. Şimdi onun Müslüm için böyle düşündüğünü Hürü Ana duysa onu itin götüne sokar sokar çıkarırdı.
Şu elindeki tüfeği, belindeki tabancayı bırakabilse, bıraksa da böyle dümdüz, herkes gibi yollara düşüp o köye varsa, selamünaleyküm Abdülselam Hoca, benim adım Molla Memed, beni Ferhat Hoca sana gönderdi dese, olmaz mıydı? Ama tüfeğinden bir türlü ayrılamamıştı.