Hiç kitabı yoktu. Okumak ve ansiklopedileri karıştırarak ev ödevi hazırlamak için genel kitaplığa gidiyordu. Henüz ilkokul öğrencisi olduğu için, aksi ve topal kütüphaneci ona roman vermiyordu. Bu beyaz sakallı ihtiyar, yalnız ona değil, imtihan zamanlarında, derslerine çalışamazlar diye, lise öğrencilerine bile roman vermiyordu. Ayrıca, ahlâk bozucu olduğunu ileri sürdüğü Pitigrilli adlı bir yazarı, tatil aylarında bile bir öğrenciye okutmuyordu. Selim'e yalnız çocuk ansiklopedisi veriyordu. Selim'in orta okula geçtiği yaz bu aksi memur izne çıktı ve Selim bütün Pitigrillileri bir solukta okudu.
Yağmurlu havalarda pencerenin önünde durup dışarısını seyrederken - yağmurun kaldırımlara düşüşünü ve kaldırım taşlarının dibinde akıp gitmesini seyretmekten hoşlanıyordu - bir şimşek görünce korkuyla geri çekiliyor ve Saffet ağabeyinin alaylarına hedef oluyordu. Saffet ona, geri çekilmekle şimşekten kaçılamayacağını anlatmaya çalışıyordu boş yere. Korku, mantıktan anlamıyordu. Saffet ağabeyinden de korkuyordu. Gene de onun sözlerini dinlemiyordu.
Yeni bir dil bilgisi kitabı çıktı mı bugünlerde? Öznenin, yüklemin filân başka bir düzen içinde yerleştirilmesini sağlayarak beni istediğim anlama kavuşturacak böyle bir kitap. Ne diyorlarsa, yalnız onu demek isteyenler için geliştirilmiş düşünce ve ifade kuralları ne zaman bulunacak.
Bu arada çok hırpalandım. Görünüşümde öyle bir saflık vardı ki yaşayışıma herkesin karışabileceği izlenimini bırakıyordum. Bu nedenle yakamı bırakmadılar.
Başkaları için de tanımlar istiyorlar sizden. Başkalarının işine karıştırıyorlar sizi zorla. Başkalarının da size karışması için yolu açıyorsunuz böylece. Bugün neden düşüncelisiniz? diyorlar. Düşüncelerinizin içine kadar sokuluyorlar.