Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aile ilişkilerine özellikle kadınlar arasındaki ilişkilere baktığı nokta ilgi çekici. Toplumumuzda büyük yer kaplayan kayınvalide, gelin, görümce, elti çatışmalarının bilimsel olarak incelendiği bir çalışma olmuş. Anlatılan olaylar, şikayetler hiç duymadığımız şeyler değil ama altta yatan sebepler kuramsal olarak açıklanmış. Çoğu cumhuriyetin ilk dönemlerinde evlenen kadınlarla görüşmeler yapılmış, Türk edebiyatından örnekler incelenmiş. Bu yönüyle kurgu dışı kitapları okumayı sevmeyenler için cazip olabilir. Sıkılacağınızı düşünmüyorum.
"Bazı kategoriler-önyargı, kıskançlık, rekabet, aşk, sevgi, maddiyat, görgü gibi- belirgin bir şekilde her kadının hikâyesinde ve romanlarda ön plana çıkıyordu.Bu kavramların hepsi de sonunda "güç" ile ilişkileniyordu."
Yazar, işini dedikodu olarak tanımlayan bir arkadaşına "Hayır, benim işim dedikoduyu kuramsallaştırmak" diye karşılık verdiğini söylüyor. Okumak keyifliydi.
Kadınların kendi başlarına güç sahibi olamadıkları bir toplumda, kadının otorite edinmesinin yolu erkekten geçer.Bu da, öncelikle otorite sahibi olan bir erkeğin kalbini kazanmakla mümkündür.
Ne kadar hızlı okuduğuma inanamadığım bir kitap oldu.Hayat şartlarının insanın her zerresini nasıl etkilediğini çok açık anlatmış.
Günümüzde insan ilişkilerini incelerken yüzeysel kalıyoruz.Göz ardı edilen pek çok faktör var. En büyük pay sahiplerinden biri de ekonomi, paranın varlığı yokluğu, bunun yükü. Çatışmalar ve çaresizlikten doğan öfkenin söylettikleri, yaptırdıkları... Bu ailedeki herkesin birbirine kızgınlığının temelinde yatan şey yoksulluk.
Saçını kesmeye kıyamadığı evladını dükkanına sığdırmayan yoksulluk.
Okuyun derim.