"Kitap okurken, acılarını sadeleştirmeden yazanlara tesadüf ettiğim zaman şunu idrak ediyorum en çok: Böylesine yoğun bir acıyla muhatap olan sadece biziz sanıyoruz, ama çok şükür sandığımız kadar yalnız değiliz."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kış ortasında sıcak yatağından zorla kaldırılıp buz gibi bir okyanusun ortasına atılmak gibi; etrafında senin farkında olacak bir kara parçası dahi yok.
Ben arabayı park ederken, birkaç genç de fotoğraf çektiriyorlardı. Dudaklarını tuhaf hallere sokarak, kameraya ölümsüzlermiş gibi bakıyorlardı. Demek içlerindeki, onları hiçbir zaman ölmeyeceklerine ikna eden damar faaldi henüz, deyip eve girdim.
"Biraz yağmur kimseyi incitmez."
Tarık Tufan'ın Düşerken romanında rastladığım bir cümle. Tom Waits'ten alıntı.
Sonra baktım Kemal Sayar bir kitabına isim olarak bu dizeyi seçmiş. Böyle referans veren, başka bir kitaba götüren kitapları seviyorum.Okunacaklar listem uzuyor.
"And a little rain never hurt no one"
Tom Waits- A Little Rain
Küçücük bir çağrışım, bir daha gün yüzü görmesin diye üzerine ağır taştan örtüler serdiğim sevimsiz hatıraları kolayca ortaya çıkarıveriyordu.Unutmak diye bir şey yok; unutmak , varlığına inanç beslediğimiz uzak bir ihtimal olarak bizi ayakta tutuyor, o kadar. Başka şeyler düşünmeye çalıştıkça, geçmişin top atışları surlarımı enkaza çevirip beni savunmasız bıraktı. Bütün direnmelerime rağmen, hatırlamaya devam ediyordum.