ToSe

Şimdi sizi kıran ve üzen kişiyi bir çocuk gibi hayal edin. Çocukluğunu görmeseniz bile hayal edin ve bakın bakalım: O kişi çocukken kendi anne babası tarafından sevildi mi, değer gördü mü, ciddiye alındı mı? Yoksa hep ezildi ve bundan dolayı acımasız bir insana mı dönüştü? Aynısını ona siz mi yapıyorsunuz? Onun şifalanması yerine, onu üzmeyi, ona zarar vermeyi mi seçtiniz? Şöyle deyin: “Allah’ım, içinde bulunduğum durumdan sana sığınırım. Benim ve gerginlik yaşadığım kişinin — ikimizin en yüce hayrına — senin katından bize yardım gönder. Amacım zafer elde etmek değil. Amacım; ben de, o da en hayırlısıyla, en iyisiyle şifalanalım. Derdim zafer elde etmek, kendimi tatmin etmek değil. Gerçekten bütün kalbimle yardım diliyorum. Allah’ım, senin katından yardım gönder. Sen ‘Ol’ dersen olur. Bu aile, bu soy senin yardımıyla kolaylıkla şifalansın. Ben o kişiyi affettim. Yaptıklarını affettim. Hazmettim ve onu rahat bırakıyorum. O da mutlu olsun.” “Ben iyi niyetimden sesimi çıkarmamış olabilirim. Bu beni aptal yapmaz. Bu beni kullanılmış yapmaz. Bu beni iyi niyetli yapar. Ben iyi niyetli bir insanım, kalbi temiz bir insanım. Bu yüzden sesimi çıkarmadım. İyi niyetimden böyle davrandım. Çünkü böyle gördüm, çünkü gerçekten doğru olan bu. Bana yakışan gerçekten bu. Ben sevgi doluyum ve iyi niyetliyim. Ne olursa olsun yine böyleyim. Allah beni böyle yarattı. Karşımdaki kişinin zulmü, kabalığı benim değerimi değiştirmez. Ben her zaman değerliyim. Beni Allah böyle güzel yarattı.”
Reklam
Duygularınızı dile getirmede cesur olun. Birçok insanın sorunu, duygularını cesurca dile getirememesidir. İnsan içindekileri cesurca dile getirebilmelidir. Bunu illa karşınızdakini kırarak yapmanıza gerek yoktur. Kendinizi tatlı tatlı da ifade edebilirsiniz. Bunu yapabilen insan, farkındalığa daha kolayca ulaşabiliyor ve orada kalabiliyor. Mesela şiddet uygulayan, kumar bağımlısı, annesini aldatan bir babayla sorununu bile kolayca çözerler. Bu insanlarla konuştuğunuzda “Ben oradan dersimi aldım.” derler. “Dersimi aldım ve büyüdüm, Allah onların iyiliğini versin. Bu onların sınavıydı, benim yaşamım benim sınavımdır.” Duygularını cesurca ifade edemeyenler, bir bahanenin arkasına saklanmayı tercih ederler. Bir kurban kılığına girip o kılığa tutunarak “Hep benim başıma gelir. Zaten beni kimse anlamıyor, söylesem de anlamayacaklar ki.” türü bahaneleri sıralayıp acı bedeninden çıkmak istemezler. Farkındalık içinde duygularınızı ifade ettiğinizde nazik olun. Duygularınızı ifade ettiğinizde başkalarını kırıp dökenlerden olmayın. Zaten öylesi bir durum farkındalık değil, yeni bir sorun demektir. İçinize atmak yerine, konuşmanın herkesin hayrına olduğunu bilerek duygularınızı anlatın. Unutmayın ki bugün çözmezseniz, yarın belki daha sert bir şekilde aynı kişilerle eşleşeceksiniz ve yine karşınıza — adı, görüntüsü değişse bile — aynı şeyleri yapan insanlara denk geleceksiniz.
Geçmişte dünyanın kimi yerinde iktidarı ele geçirmiş diktatörleri düşün. İnsanları ezerek yukarı çıkarlar, milyonların ahını alarak başa gelirler. Ama asla aynı noktada kalamazlar; sonra hep mahvolurlar, insanlar isimlerini bile hatırlamak istemez. Öte yandan kimi liderler vardır ki çevresinden başlayarak herkesin sevgisini ve saygısını toplar. Böylelikle hiç unutulmazlar. Asıl zenginlik budur. Farkındalık içinde olun. İnsanları üzerek veya gererek enerji toplamayı bırakın. İlahi kaynaktan beslenin. Böylelikle siz bir enerji kaynağı gibi parlamaya başlarsınız. Bu şekilde yukarıya doğru hareket ettiğinizde gerçek olur ve kalıcı olursunuz.
Duygularını kontrol et ve hata yapma
Kimi zaman içinizden inanılmaz bir konuşma dürtüsü gelebilir. Dikkat edin, muhtemelen sizi kavgaya sürükleyecektir. “Hemen git konuş.” diye durmaksızın ısrar ediyor, sizi zorluyorsa bu bir vesvesedir. Sizin ihtiyacınız olan, sakin bir zihinde anda olmak ve farkında olmaktır. Yani kafanızdaki sesin niye konuştuğunu anlamak ve sükûnet içinde olmaktır. Eğer aniden iç dünyanızdan bir parlama, cesaretinizi toplama ve hesap sorma dürtüsü oluşuyorsa, ani bir istek hissediyorsanız dikkat edin. Karşı tarafta bir tartışma yaşayabilirsiniz. Aniden birine kızmak içinizden geliyorsa, önce bekleyin. Aniden içinizden birine sevdiğinizi söylemek geliyorsa, nefes alın ve daha sakin söyleyin. Bunlar önemlidir; en azından yanlış yerde ve yanlış saatte patlamanızdan sizi korur. Hayatınızda bir şeyin doğru zamanda ve doğru yerde eşleşmesi önemlidir. Bereket buradadır. Doğruyla eşleşme berekettir. İnsan, ani zamanda ani patlama yaparak cesaretlerini gösterdiklerini sanırlar. Oysa bu cesaret değil, yanlış eşleşmedir. Bu nedenle içinizdeki duyguları kontrol edin, farkındalık bunun için size gereklidir. Bir anda kalkıp hayatınızdaki bir insana coşkuyla “Seni çok seviyorum.” diyeceksiniz ama o anda çok stres altında olabilir ve karşılığı beklemediğiniz bir şekilde gelebilir: “Meşgul olduğumu görmüyor musun?” Eğer sizin coşkulu olduğunuz anlar, karşınızdakinin hayatının stresli olduğu anlara denk geliyorsa, bunun üzerinde düşünmenizde fayda vardır. Sonra içinizdeki vesvese şunu diyor olabilir: “Görüyor musun, sen ona seni seviyorum diyorsun, o ise böyle cevap veriyor.” Böylelikle kaş yapayım derken göz çıkarmış olabilirsiniz. Bu nedenle enerjiyi doğru gözlemlemek ve doğru zamanda doğru şeyi konuşmak önemlidir. Veya karşınıza çok güzel bir iş çıkabilir ve çok mutlu olursunuz. Şöyle bir şey
Rabbine yönel. İyi insan ol.
Asıl beslenen kaynak Rabbinizdir. Unutmayın ki Rabbiniz vardır ve yalnız değilsinizdir. Bu nedenle ihtiyacınız olan gücü O’ndan alır ve sakince devam edersiniz. Kim ne yaparsa yapsın, “eyvallah” deyip işinize bakarsınız. Onun ne dediğiyle, bunun ne yaptığıyla ilgilenmezsiniz. Kul kulun aynasıdır; yani onda ne görüyorsanız sizde de vardır, sizde ne görünüyorsa onda da vardır. Bu nedenle “Ben süperim, ben harikayım.” demekle egonuzu beslemenin bir faydası yoktur. “Ben süperim, ben eşsizim.” demek yerine, “Ben sevgiyim, ben sağlıklıyım.” demek daha iyidir. Bilinçaltınız altı yaşında bir çocuk gibidir. Onun söylediklerinin sizi yönlendirmesine izin vermeyin; siz söylediklerinizle onu yönlendirin. “Bir numara” olduğunuzu iddia ettiğinizde, başkalarının da iki numara veya üç numara olduğunu demiş olursunuz.
Reklam