Avrupanın en büyük dramı şudur; Kendini hiçbir zaman sevdirememesi.
Zekasının hep tekniğe doğru kayışı da bu sevgisizliğin doğurduğu güvensizlik psikolojisinden ileri gelse gerektir. Avrupa, git git bir “akıl varlığı” haline gelmiş, böylece kendisi de eseri olan teknik dokuya doğru bir iniş ve “düşüş” eğrisi çizmiştir.