Sonat

Sonat
@trapdoor
Believe me darling, the starts were made for falling
beyhude dolaşıyorum sokaklarda. rûhumu nerede düşür­düm hatırlamıyorum. hangi çıkmaz sokakta âşık oldum? han­gi ara sokakta kavga ettim şehirle? beni kimler gammazladı bilemeyeceğim hiçbir zaman.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
artık hayatı kusuyorum zehirlenmiş midemden. hatırlamıyorum nasıldı babamın sesi.
o, herkesin kralı oynama hırsından geberdiği bir zamanda, kendi isteğiyle soytarıyı oynuyordu.
her defasında başka bir fabrikanın makinelerinde ölüyo­rum. fabrikalarda çalışan genç kızların önlüklerine sıçrıyor ka­nım. gözyaşlarımla yıkıyorum genç kızların sefer taslarını.
yıldızların oyun saati. akrebin zehri doluyor yelkovanın üzerine. vakti melekler sırtında taşıyor. ellerimi gecenin yumu­şak karnında gezdiriyorum. doğmamış çocuğu hissetmeye ça­lışıyorum parmak uçlarımda. bir tren garının rutubet kokan odasında, zamansız tarifelere aldanmış, tutkularımızın trenini bekliyoruz. bir anne ölmüş ya da bir yaprak düşmüş olmalı. duvarların soğuk yüzünden gözyaşları sızıyor. ölümün çığlı­ğından korkup, kahkahanın örümcek ağından mağarasına giren bir palyaço kadar çaresiz, duvarın bir köşesine sinmiş başımı ellerimin arasında saklıyorum.