Sonat

Sonat
@trapdoor
Believe me darling, the starts were made for falling
her defasında başka bir fabrikanın makinelerinde ölüyo­rum. fabrikalarda çalışan genç kızların önlüklerine sıçrıyor ka­nım. gözyaşlarımla yıkıyorum genç kızların sefer taslarını.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
yıldızların oyun saati. akrebin zehri doluyor yelkovanın üzerine. vakti melekler sırtında taşıyor. ellerimi gecenin yumu­şak karnında gezdiriyorum. doğmamış çocuğu hissetmeye ça­lışıyorum parmak uçlarımda. bir tren garının rutubet kokan odasında, zamansız tarifelere aldanmış, tutkularımızın trenini bekliyoruz. bir anne ölmüş ya da bir yaprak düşmüş olmalı. duvarların soğuk yüzünden gözyaşları sızıyor. ölümün çığlı­ğından korkup, kahkahanın örümcek ağından mağarasına giren bir palyaço kadar çaresiz, duvarın bir köşesine sinmiş başımı ellerimin arasında saklıyorum.
alçak herifin tekiyim ben. sakladıkla­rımın utancı bir gün öldürecek beni.
- herkes direnmemi bekliyor. ama gücüm yok. - bunu düşünme, yaşama anlam katabilme çaban önemli yalnızca kendi adına. - doğru ama nasıl yapabilirim? - yemin ederim ki bilmiyorum. - senin de canını sıktım galiba. - hayır. keşke söyleyebileceğim bir şeyler olsaydı. - hoşça kal. - hoşça kal. git ve kaybet her şeyini kalabalığın içinde. belki en iyisi bu. kendini gizle. benliğin yok olsun kaldırımlarda. herkes için en iyisi bu.
Tanrım, elini kalbime sür ve ellerimi tut. elimden tut yoksa düşeceğim.