on iki yaşındaki çocukların iş bulabilmelerini diliyorum. on iki yaşındaki çocukların intihar edebilecekleri bir ip bulamamalarını diliyorum. on iki yaşındaki çocukların sokaklarda yürürken akıllarına ölüm düşmemesini diliyorum. on iki yaşındaki çocukların hayatı algılamaya başladıkları ilk anda tökezlememelerini diliyorum. on iki yaşındaki çocukların yalnızca yere düşen dondurmalarına, kirlenen pantolonlarına, kırılan bisikletlerine, yırtılan kitaplarına ağlamalarını diliyorum.
– yaşamasının bir anlamı kalmadığını söyle ona.
– git başımdan, bunu kullanma.
– ama böyle düşünüyorsun.
ne düşünmem gerektiğini bilmiyorum. ağızlarından salyalar akan suratlar dolaşıyor zihnimde. kahkahalar çınlıyor etrafımda.
– merhaba. neden gecenin bu saatinde radyo dinliyorsun?
– bilmem.,. galiba kendimi pek iyi hissetmiyorum. yani her şey sarpa sarıyor. boğulacak gibiyim. konuşmak istiyorum biriyle. bu yüzden seni aradım.
– pekâlâ anlatsana biraz, neler oldu?
– aslında çok somut şeyler yok, şey... ben., ben herkesten nefret ediyorum. kendi yüzüme bakacak halim bile yok.