Bir zamanlar kitlelere cinsel esirliğin zorunlu kıldığı devrimci bir gelecek (Reich) satılmaktaydı. Bugün ise aynı kitlelere bir yabancılaşma ya da esirleşme arzusu ya da gücül özgürleşme arzusu kadar anlaşılmaz olan bir tür günlük mikrofaşizm satılmaktadır. Oysa ortada ne faşizm, ne iktidar, ne de bir devrim arzusu vardır.
Gerçekte her şey talep üretiminin mal üretimine egemen olmasıyla değişmiştir. Çünkü üretimle tüketim arasındaki ilişki kopmuştur. Artık yepyeni bir dönem başlamıştır. Bundan böyle ne üretim ne de tüketim vardır. Bu sürecin tersine döndürülmesiyle birlikte (simülasyon ya da ona dönüştürme) 'simülasyon* düzeni kurulmuştur.
İnsan yaşarken ölebilir. Yaşam sırasında pek çok kez ölürüz. Bu hayaletlerin hepsi bize karşı hasmane bir tavır sergilemez. Kısa bir süre önce ölüp, henüz cesede dönüşememiş ölülerle yeterince ölüye benzemeyen ölüler de vardır.
İnsanlar yaşlı doğmalı, zaman içinde giderek gençleşmeli ve çocukluğa doğru yol almalılar. "Bu gençleşme sürmeli ve sonunda birer embriyona dönüştüklerinde onları bir şişeye koymalı" diyordu. "50-60 yaşlarındaki kızlar minicik varlıklara benzeyen annelerinin üstüne titreyerek, onları şişede yaşatmaktan özel bir keyif alacaklardır..."