Saat sabahın üçünü vurana dek bu huzurlu ama boş düşünceleri sakin bir biçimde kafasından geçirdi. Derken pencerenin önünde günün yavaş yavaş ağarmasını izledi. Ardından başı,elinde olmaksızın önüne düştü ve o zayıf nefesi burun deliklerinden son defa çıkıp gitti.
Sizi koparıyorlar meleğim,gidiyorsunuz! Sizi benden koparacaklarına bağrımdan kalbimi çekip alsalardı daha az acı çekerdim! Ne yaptığınızın farkında mısınız?