“Öğrendiğim bir şey varsa o da bu kadar zenginliğin bir zaman sonra anlamsızlaşıyor olduğuydu. Boştu. Dünyadaki tüm altına sahip de olsanız gerçekten değeri olan şeylerden geri kalabiliyordunuz.”
SONER…
Konusu :
Yıllardır yaşadığı travmalar sebebiyle hayatından ümidini kesen 19 yaşındaki bir genç olan Soner doğum gününde planladığı ölüm saatine on iki dakika kala aynı sınıftan olduğu Besteden gelen mesajları görür devamını merak ettikçe bu mesajlar onu intihar kararından vazgeçirir…
Bestenin her gün yazacağı mesajları merak eden Soner
yaşamını onun sayaesinde devam ettirir sınıfta söylentilerden dolayı dışlanan Soner’i bir tek merak eden görünmez olmadığını ona kanıtlamak isteyen tek kişi Bestedir..
Arkadaşlar
Bu çocuğa kalbimi bıraktım…
Çocukluğu yaralı ,travmatik bir geçmiş ,kopuk bir aile, yetişmeye çalışsada her şeye geç kalmış bir anne, kendi psikolojisinin esartine yenilmiş babasının ilk kurbanı olan ilk ezilen abi ,psikopat uyuşturucu bağımlısı şiddet yanlısı bir adam ve ona baba demek zorunda kalmış korkutularak şiddetle eziyetle susturulan abisiyle beraber zorla uyuşturucu bağımlısı yapılan bir Soner..
Daha ne olabilir gerçekten çok üzücü abisinin yeni doğan kız kardeşinin koca bir aile mezarlığı olan o evde yaşama çabası kimsesizliği beni mahvetti..
Soner o kadar düşünceli o kadar duygularını bilmeyen travmalarından boğulmuş biri ki aslında Besteyle beraber yaşama tutunma umudunu öğrendi bir nevi
Yazarın karakterleri bu kadar güzel ince ince işlemesi kitaba bağladı duyguları en derinden hissedebiliyorsunuz
Soner ağlayamadıkça benim içim sızladı burdan sarılmak istedim ona..
abisinin durumu yaşadığı travmalar, annesi derken gerçekten çok üzülüyorsunuz okurken..
Aşk kısmına gelirsek de Beste ile ikisinin birbirine sevgiliden çok her şey olmaları o saf duyguları çok naifti
Bestenin çabaları iyi kalbi umudu Soner’i ayakta tuttu yeni bir kimlik yeni bir hayat dedirtti Soner için..
gerçekten uzun zamandır bu kadar derin duyguları işleyen saf bir
İzler KalırSude B. · Pukka Yayınları · 20241,862 okunma
Kral Midasın buz dağların hemen üzerine kurduğu sarayında her şey altındandı!
Uzun zamandır rs de takılıp kalmıştım bu kitap beni çıkardı konu aktı gitti
Dark romance sevmeyenlerin beğenebilceği bir kitap sayılmayabilir özellikle giriş kitabı için konuyu özetlemeden direkt yorumumu yapmak istiyorum ilk kitap gayet güzeldi konuya giriş açısından yeterliydi ama karakterlere gelecek olursak Midasa sinir oluyorum bu ne rahatlık genişlik be kardeşim saçlarımı yoldurdu bir kralın hareminin olması doğal(bence değil) ama sinir bozucu yinede ayrıca evli sözde çıkar uğruna evlilik yapmış ama melina için gayet haksızlığa uğratılmış bir evlilik bir varis doğuramadığı için aşşağılanması ailesi gibi güçleri olmadığı için kraliçe olarak tahtından mahrum bırakılması çok üzücü gerçekten ama tüm sorumlu Auren gibi davranması da sinirlendirmedi değil gelen Aurene çatıyo giden kıza demediğini bırakmıyor sırf kralın gözdesi diye
Auren desen altından kafesinden çıkartılmıyor zaten başka bildiği bir yaşam yok korkuları çok fazla esareti üzücüydü özellikle Midasın sevgisine muhtaç olması gerçekten kalp kırıcı…
Ama diğer kitaplarda gelişimini çok merak ediyorum kitabın ortalarında heyecandan kalbim yerinden çıkmadı değil özellikle kaçırıldıklarından sonra gördükleri muamele krizlere soktu beni
Ama özellikle kalbimi bıraktığım göz yaşlarımı tutamadığım yer Sailen… kalbimi bıraktım bu kadar kısa yer verilen bir karaktere bu kadar bağlanıp üzülmeyi bende beklemiyordum cesur ve çok tatlı biriydi keşke böyle bir sonu olmasaydı üstelik Aurenin yıllar sonra ilk arkadaşı olmuşken…
neyse diğer kitapta ortaya çıkan kral rot ve komutan ripin neler yapacağını merak ediyorum Midas aptalından kurtulmak için çok bir süre gerekmez umarım
Güçlü bir Auren okumak istiyorumm potansiyeli çok yüksek diğer