işitilen şey, görülen şeyden daha dehşet verici olabiliyor sanki. sadece sözcükler ölüm gerçeğini kesinleştirebilir. biri o öldü demediği sürece hâlâ bir umut vardır.
belki hemen değil, ama işler böyle yürür — bedenler soğur, bahçeler yabani ota boğulur, çocuklar yetim kalır. yine de bahçıvanın ölümlülüğüne rağmen bahçe bir anlamda ölümsüzdür. belki artık tam anlamıyla bir bahçe olmayacaktır.
mutluluk kısa sürer, tıpkı o bahar açıp solan nergisler ve fulyalar gibi. hüzün, her şeyi boğan ve babamın onlardan kurtuluş yok dediği inatçı otlar gibi uzun süre kalır.