zeynep nazlı

zeynep nazlı
just running from the demons in your mind.
hasta olan o değildi. asıl hasta olan ve tedavi edilmesi gereken toplumdu. toplum zayıfları korumak, yanlarında olmak yerine tıpkı yaşlı filleri bir başlarına ölüme terk eden fil sürüleri gibi onlara arkasını dönüyordu.
Sayfa 158·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
onu ölüme terk ettikleri o arenaya geri dönmeyecekti. onun yere düştüğünü görmeyeceklerdi. kendini herkesin önünde teşhir etmeyecek, aslanlara yem olmayacaktı. her şeyini almış olsalar da onurunu alamamışlardı. hâlâ ‘hayır’ deme özgürlüğüne sahipti!
Sayfa 157·Kitabı okudu
Alıntı
artık profesyonel anlamda ölmüştü. bunu biliyordu. tıpkı bir rüya gibi, elinden hiçbir şey gelmeden kendi cenazesine eşlik ediyordu. ne kadar bağırsa, tabutun içinde ve hâlâ canlı olduğunu haykırsa da kimsenin sesini duyduğu yoktu. zulüm gitgide uyanıkken gördüğü bir kâbusa dönüşüyordu.
Sayfa 156·Kitabı okudu
Alıntı
kendi kendine söz vermişti. bir daha asla nefesini tutarak yaşamayacaktı. bundan böyle nihayet özgürce ve onuruyla nefes alacaktı.
Sayfa 144·Kitabı okudu
Alıntı
bunun bir çaresi var mıydı? hastalıkla nasıl savaşacağını biliyordu; hastalığa karşı kullanabileceği silahlar, tedaviler, yanında olan doktorlar vardı. ama dışlanmaya karşı hangi ilacı kullanacaktı?
Sayfa 136·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam