Genel bakışta birbirinden bağımsız onlarca başlıkta bir sürü karakterin kısa kısa öykülerini okumuşum gibi. Ancak bu kısa bölümleri okurken her birinin tek bir ana fikri ve temayı pekiştirdiğini anlayarak okuduğumda çok daha anlamlı hale geldi. Hepsi İstanbul'un tarihi boyunca tekrar tekrar süregelen yaşantıları ve karakterleri gözlemleyip analiz ediyor. Sonunda verdiği özetvari başlıkla birlikte tarih boyunca kişiliklerin de sürekli kendini yinelediği ancak birbirinden pek de farklı olmadığını ayırt ettiriyor. Fazla uzun süreye yayılırsa anlam karmaşası oluyor kısa sürede bitirilmeli.
Stefan Zweig kitapları gibi az ama öz bir hikaye ile ana fikrini okuyucuya ileten bir kitap. Ana fikir üzerinde tefekkür edilip derinlemesine incelenebilir ancak kitap bunu yapmayıp tamamen okuyucuya bırakıyor.
Okunaklı bir macera. Çok bir şey beklemeden okunabilir. Fakat sonundaki bir nüans dışında şaşırtmaca yok, sonu dahil gayet öngörülebilir bu sebeple merak hissi pek uyandırmıyor. Buna karşın kısa bir kitap olmasına rağmen karakter gelişimi gayet başarılı, bu da kaliteli bir kitap olması için yeterli.