Distopya konuları kitap olsun film ya da dizi olsun hep ilgimi çekmiştir. Bu bilim kurgu klasiğinde de savaş döneminde, gelişmiş teknolojinin olduğu bir dönemde kitap okumanın yasak olduğu bir distopyayı anlatıyor. Binaları söndürmekle görevli itfaiyenin bu kitaptaki dünyada evlerde saklı kitapları yakmak gibi bir görevi bulunuyor. Romanın ana kahramanı da bir itfaiyeci. Çok sürükleyici, eğitici ve geleceği öngördüğüne inandihim inandığım bir kitap. Tavsiye ederim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Okuduğum en iyi ve en uzun kitaptı. Bu kitabın mükemmelliği kelimelerle anlatılmaz. Büyük bir iş başarmış gibi oldum bitirdiğimde. Gerçek tarihi olaylardan yola çıkarak müthiş kurgusuyla, diliyle, inanılmaz karakter incelemesiyle tam bir baş yapıt. Okurlara Rus aristokrasisi, halkı hakkında da fikirler veriyor. Örneğin Rus aristokrasisinin Fransızca'yı Rusça'dan daha iyi konuşmasını okura göstererek Fransa'nın Rusya'yı işgalinin ne boyutta olduğunu gözler önüne seriyor. Bahsedilen savasta kim haklı, kim haksız ya da haklı haksiz var mı bunu sorguluyor. Bunların yanında insani ilişkiler ve duygular da kendisine sıkça yer buluyor. Roman aralarında Tolstoy kendi fikirlerine de yer veriyor. Son sözü iki kısma ayırıp birincisinde romanı sonlandırıyor ikincisinde felsefesini yapıyor. Napolyon'un gerçekten büyük bir insan mı yoksa cani mi yoksa halkın gözünde yüceltilen birisi mi olduğunu, Rus İmparatoru'nun da niyetlerini sorguluyor. Her zamanki gibi ders verici felsefesini de son kısma ayırıyor. Savaş ve Barış dünya klasiklerindeki yerini fazlasıyla hak ediyor. Tabiri caizse "kitapların babası" olarak adlandırılabilir. Çok uzun bir kitap. Yalnız çok sürükleyici, kendisine okuru kaptıran bir kitap. Herkes okumalı bu kitabı.