deniz taşkın

deniz taşkın
@tskdnz
İnsanlar bedenlerini süslemek için servet harcarlar, akıllarını süslemek içinse hiç çaba göstermezler. Bu yüzden çoğu dışarıdan parlak, içeriden çürüktür.
-Burada elektrik yok mu? -Gerek yok ki. İnsanlar rahata fazla alıştılar. Rahatlık güzel bir şey sanıyorlar. Ama asıl güzel olan şeyi çöpe atıyorlar. -Ama peki ya ışık? -Mumlarımız ve keten yağımız var. -Ama gece çok karanlık olur. -Evet, gecenin zaten karanlık olması gerekir. Gece, niye gündüz kadar aydınlık olsun ki? Yıldızları göremeyeceğim kadar aydınlık geceleri istemezdim. Akira Kurosawa - Düşler Filmi
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
ÇÖLLERDEN ‘DELETE’E Doç. Dr. Şafak Nakajima Orpheus, müziğiyle doğayı bile büyüleyen bir ozandır. Lirini çaldığında rüzgâr durur, hayvanlar sakinleşir, en sert kayalar bile yumuşar. Eurydike ise onun büyük aşkıdır. Birbirlerine derin bir bağla tutunurlar. Bir gün Eurydike bir yılan tarafından sokularak ölür. Orpheus’un dünyası darmadağın olur. Sevdiğini kaybetmeyi kabullenemez ve onu geri getirmek için yaşayanların dünyasını bırakıp yeraltına, Hades’in karanlığına inmeye karar verir. Bu, neredeyse hiç kimsenin göze alamayacağı bir yolculuktur. Doğuda da benzer bir içsel yolculuğu Kays ile Leyla’nın hikâyesinde görürüz. Çocukluklarında başlayan yakınlıkları zamanla öyle derin bir aşka dönüşür ki Kays’ın adı unutulur, herkes ona Mecnun der. Aşkı onu dünyadan koparmış, kendi içine doğru uzanan bir arayışa sürüklemiştir. Leyla’nın ailesi bu hâli “delilik” olarak görür ve kızlarını ondan uzak tutar. Mecnun çöllere çekilir. Aşkı artık Leyla’nın bedeninden çok, onun varlığının anlamına dönüşür. Batı edebiyatında Romeo ile Juliet’in hikâyesi, aşk için her şeyi göze almanın sembolüdür. Düşman iki ailenin çocuklarıdır onlar. Bu düşmanlığın nedeni bile unutulmuştur; nefret kuşaktan kuşağa devredilir. Bir baloda karşılaşır ve birbirlerine tutulurlar. Aşkları tehlikelidir. Yine de riski göze alır, geri adım atmazlar. Juliet ailesi tarafından başka biriyle evlendirilmeye zorlanınca gençler yeniden kavuşmak için riskli bir plan yaparlar. Juliet ölüm benzeri bir uykuya dalmasını sağlayan bir iksir içer. Fakat haber Romeo’ya yanlış ulaşır. O, Juliet’in gerçekten öldüğüne inanır. Mezara gider, sevdiğinin cansız sandığı bedenine bakar ve yaşama tutunacak hiçbir şey kalmadığını düşünerek kendi hayatına son verir. Romeo’nun ölümünden kısa süre sonra Juliet uyanır. Sevdiğini yanında ölü
Sahibinin ölümünü en son köpeği kabullenir. Homeros'un Odysseia'sından bildiğimiz gibi, onu en son unutan da odur. Yirmi yıllık yokluğundan sonra, kanıta ihtiyaç duymadan kahramanı ânında tanıyan tek varlık Odysseus'un köpeğidir, zayıflayıp güçten düşmüş ama sonuna kadar beklemiş ve sadece kuyruğunu sallayacak gücü kalmıştır- seni bekledim, buradan hiç ayrılmadım, şimdi artık ölebilirim. Georgi Gospodinov - Bahçıvan ve Ölüm * Odysseus ve Argos
"Gece karanlık; dalgalar ürkütüyor, girdap korkunç, ne bilir hâlimizi sahilde olanlar." Hafız-ı Şirazi * Resim Edvard Munch'un Çığlık Tablosu
İşitilen şey, görülen şeyden daha dehşet verici olabiliyor san­ki. Sadece sözcükler ölüm gerçeğini kesinleştirebilir. Biri o öldü demediği sürece hala bir umut vardır. *Alıntı Georgi Gospodinov Bahçıvan ve Ölüm *Resim Edvard Munch'un Çocuk ve Ölüm Tablosu