T Soğucalı

İS 310-313 yılları imparatorluk sınırları içinde çok derin dinsel ayrışmaların yaşandığı dönemdi. Bu dönemde İsa Mesih, henüz resmen Tanrı’nın Oğlu olarak tescil edilmemişti. İmparatorluk sınırları içinde yaklaşık 2500 kadar farklı İncil vardı. Henüz “Trinite=Teslis” de kabul edilmemişti. Hıristiyan yazarlar, Porphyry gibi güçlü Pagan filozofa karşı, kendi dinlerini savunmakta zorlanıyorlardı. Öte yandan Porphyry, gerçek bir “İnanç” isteniyorsa bunun kurucusunun ünlü Şifacı Tyanalı Apollonius olması gerektiğini, İsa’yı hiç tanımadıklarını ve Gospellerin de yalan yanlış, cahilce metinler olduklarını vurguluyorlardı. Porphyry, İsa’ya atfedilen tüm mucizelerin, gerçekte Apollonius tarafından ortaya getirilmiş olduğunu ısrarla belirtiyordu.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Reklam
Benzer şekilde Rus çarları da, 1453’ten sonra, ilk iki Roma’nın, Tiber Nehri üzerindeki Roma ile Boğaziçi’ndeki Roma’nın göçtüklerini / tarihe karıştıklarını öne sürerek Moskova’yı “Üçüncü Roma” adıyla kurmuşlar ve Ortodoksluğun “Tek” koruyucusu olduklarını ilan etmişlerdi.
Sayfa 93·Kitabı okudu
Şunu da ekleyelim ki, Konstantin, İznik Konsili’ni toplarken, yönetirken ve kararları onaylar ya da reddederken Hıristiyan değildi ve “Pontifex Maximus” (tüm inançların ve dinlerin başrahibi) sıfatını taşıyordu. Konstantin bu Konsil sırasında sadece Hıristiyanların değil, aynı zamanda Paganizmin de “Başrahibiydi”.
Sayfa 92·Kitabı okudu
İsa Semineri üyelerinin vardıkları sonuçları şöyle özetleyebiliriz: 1. İsa Semineri üyelerine göre İncil’de yani Yeni Ahit diye bildiğimiz kitapta İsa’ya atfen anlatılmış olan yaklaşık 1500 sözden en iyimser bakış açısıyla sadece yüzde 20’si İsa tarafından söylenmiştir. Gerisi, ilk Hıristiyanlar tarafından uydurulmuştur. 2. İsa, Mesih olduğunu öne sürmemiştir. Mesih kelimesi, Christ kelimesinin Türkçesidir. “Christ” aynı zamanda Hıristiyan kelimesininsin de köküdür. Dolayısıyla Seminer üyelerine göre İsa, Mesih (Christ) olduğunu söylememiş olmasına rağmen, Kilise Babaları tarafından Mesih ilan edilmişidir. Christ kavramı İsa’nın yaşadığı dönemde bir “makamın” adıydı o kadar. 3. İsa, kilise kurmamış ve her insanın Tanrı imanının göğüs kafesinde olduğunu söylemiştir. Kilise kurmayı düşünmemiş olan İsa, bugün kiliseye bağlı kılınmıştır.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Batı İlahiyatına göre başlıca dört İsa tipolojisi vardır: 1. İncil yazarlarına göre İsa: Buna Synoptik İsa denir. İncil yazdığı varsayılan binden fazla şahıs vardır. Günümüzde de çeşitli Hıristiyan cemaatleri, değişik İsa imajlarına, tapınmaktadır. Synoptik İsa, işte bu çeşitlilikte esas olanı vurgular. Yeni Ahit denilen kitapta dört İncil yazıcısı (Evangelist denilir bunlara) tarafından portresi çizilmiş olan İsa, tüm Hıristiyanlar için kabul edilmesi istenen İsa’dır. 2. Mitolojiye göre İsa: Buna Mitolojik İsa denir. İlahiyatta Synoptik İsa’nın büründüğü mitoloji haline getirilmiş İsa’yı temsil eder. Geçmiş uygarlıklarda – özellikle de Mısır ve Helen uygarlıklarında – bulunan efsanelerin İsa’ya atfedilmesiyle şekillenmiştir. 3. Tarih Bilimine göre İsa: Buna Historical İsa denir. Tarih, sosyoloji ve ilahiyatın ortak öznesi işte bu İsa’dır. Üniversite ve fakültelerde daima tarihsel verilerle kanıtlanmaya çalışılan İsa budur. Tarihsel İsa, günümüzde en çok tartışılan ya da reddedilen İsa’dır. 4. İnananların İsa’sı: Bu göreceli olarak yeni sayılan bir İsa tiplemesidir. 19. yüzyılın sonunda 20. yüzyılın başında özellikle Katolik ve Protestan Alman ilahiyatçıları tarafından geliştirilmiş bir tiptir. Buna göre İsa’nın ne ve kim olduğuna karar vermesi gerekenler, ne kilisedir, ne bilim adamlarıdır, ne de İncillerdir. İsa’nın ne ve kim olduğuna sadece inananlar karar verebilirler. Ona inanlar nasıl istiyorlarsa, İsa öyledir.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Reklam