henüz farkında değil ama yıllar sonra, malcolm'ın, o istemediği halde geleceğine hazırlık yapmış olmasına minnet duyacak: dairede koridorların normalden geniş olduğunu, banyoda mutfakta tekerlekli sandalyeyle tam tur atmanın mümkün olduğunu, kapı pervazlarının da geniş tutulup menteşeli yerine sürgülü kapı tercih edildiğini, ebeveyn banyosundaki lavabonun altında dolap olmadığını, gömme dolaptaki üst rayın bir düğmeye basınca hidrolik kol yardımıyla indiğini, küvette bank gibi bir oturak olduğunu bir bir görecek, sonunda da klozet çevresindeki tutamaklar konusunda tartışmayı malcolm'un kazandığına sevinecek. hayatında andy, willem ve richard'dan sonra malcolm'un da geleceğini görmüş, kaçınılmazlığını anlamış olmasına buruk bir şaşkınlık duyacak.
mutlu musun? diye sordu bir kere jude'a (sarhoştular herhalde).
mutluluk bana göre değil galiba, dedi jude nihayet, sanki willem canının çekmediği bir yemek teklif etmiş gibi. "ama
tam sana göre willem"
"bence arkadaşlığın bütün numarası, senden daha iyi insanlar bulmak; daha akıllı, daha karizmatik değil, daha sevgi dolu, cömert ve bağışlayıcı insanlar bulup onlara sana öğretebileceklerinden ötürü saygı duymak, senin hakkında ne kadar iyi veya kötü şeyler söylerse söylesinler kulak vermek, bir de onlara güvenmek, ki en zoru budur. ama en güzelidir de"
"her nedense benimle arkadaş olmaya karar veren insanlarla tanıştım ve bana bildiğim her şeyi onlar öğrettiler, ciddi söylüyorum. beni olduğumdan daha iyi bir insan haline getirdiler, getirmeye devam ediyorlar."
"böyle konuları hatırası tazeyken konuşmak lazım. yoksa hiç konuşamazsın. ben sana nasıl anlatacağını öğreteceğim çünkü sen bekledikçe daha zor olacak, içinde cerahatli bir yaraya dönüşecek, suç sende sanacaksın hep. aslında öyle olmayacak elbette ama sen hep öyle zannedeceksin."