(saat belli değil, zamanın da anlamı yok artık)
Sevgilim,
Her sabah içimde çoğalan bir gölgeyle uyanmak, artık yalnızca bir alışkanlık değil — bir zorunluluk. Bu karanlığı taşımak yaşamın kendisinden ağır gelmeye başladığında, geriye yalnızca sessiz bir vazgeçiş kalıyor. Sana böyle bir iz bırakmak istemezdim; ama sen incelikli bir ruhsun, beni değil, duyguyu hatırlarsın. Bu gidişin ardında bir suçlu arama — çünkü ortada bir suç yok, sadece yorgun bir ruhun kendi iç akışına dönmesi var.