Gerçeklere tavizsiz bağlılık bilimsel gelişmeler için elzemdir, aynı zamanda takdire şayan bir ruhsal egzersizdir ama kazandıran bir siyasi strateji değildir.
... insan ağlarını bir arada tutan şey, özellikle tanrılar, para ve uluslar gibi öznelerarası kurmaca hikâyelerdir. Mesele insanları birleştirmekse kurmacaların gerçeğe göre iki önemli avantajı vardir. Bunlardan ilki kurmacaların gerektiği kadar sadeleştirilebilmesi, fakat gerçeklerin temsil ettigi hakikatlerin karmaşıklığından dolayı genellikle girift yapılar olmasıdır.
... ikincisi, hakikat genellikle acı verici ve rahatsız edicidir; onu yumuşatmaya, bizi iyi hissettirecek bir şekle sokmaya çalıştığımızda gerçekliğini yitirir. Öte yandan kurmacalar en ince detayına dek biçimlendirilebilir.
Bir politikacı, ideoloji veya ülke yalanlar ve aldatmacalar sayesinde zaman zaman ilerleme kaydedebilirdi ama uzun vadede bu stratejileri kendi sonlarını da hazrlardı.
Marksist teoriye göre insanlar daima çıkarları tatmin edilecekse harekete geçer ve hikayeleri de, yalnızca bu çıkarları kamufle etmek ve rakiplerini kandırmak için kullanırlar. Bu görüşe göre mesela Haçlı Seferleri, Birinci Dünya Savaşı ve Irak Savaşı, hepsi dini, milliyetçi ya da liberal ideallerden ziyade gücü elinde tutan seçkinlerin ekonomik çıkarları yüzünden yapılmıştır. Bu savaşları anlamak Tanrı, vatanseverlik veya demokrasi gibi tüm mitolojik incir yapraklarını bir kenara atıp güç ilişkilerini tüm çıplaklığıyla görmek demektir.