Tolga Topkaç

Tolga Topkaç
@ttolga
Demokrasilerde herkesin hata yapabileceği varsayılırken, totaliter rejimlerin temel varsayımı, iktidar partisinin ya da "yüce liderin" daima haklı olduğudur. Bu düşünceye dayanan rejimler, mutlak doğru bir zekânın mevcudiyetine inanmaya şartlanmışlardır; dahası tepedeki dehayı denetleyip düzenleyebilecek güçlü telafi mekanizmaları inşa etmeye de isteksizdirler.
Reklam
İnsanlar dünyayı anlamlandıramadıklarında ve sindiremedikleri muazzam miktarda bilginin altında ezildiklerinde, komplo teorileri için kolay lokma olurlar ve bu durumdan kurtulmak için daha kolay anlaşılabilir bir şeyden, bir insandan medet umarlar.
Demokratik siyaset nesiller boyunca, muhafazakârla ilericiler arasındaki diyalogdan ibaretti. İlericiler, toplumun girift yapısına bakarak, "Karmaşa içindeyiz, ama bunu nasıl düzelteceğimizi biliyoruz. İzin verin deneyelim," derken, muhafazakârlarsa, "Karmaşık ama yine de işleyen bir düzenimiz var. Kendi haline bırakın. Düzeltmeye çalıştıkça daha da kötüleştirebilirsiniz," diyerek itiraz ederdi.
İş dünyasının geleceğinin çok değişken olacağından artık eminiz. Asıl sorunumuz iş eksikliği değil, sürekli değişen iş piyasasına uyum sağlamak ve yeni iş alanlarına göre yeniden eğitilmek olacaktır. Ekonomik zorluklar da yaşanacaktır mutlaka; eski mesleklerini kaybeden vatandaşları, yeni beceriler edinirken kim destekleyecek? Üstelik iş değiştirmek ve yeni beceriler edinmek son derece stresli bir süreç ve bunun yarattığı psikolojik zorluklardan kaçınmak da pek kolay değil. Ekonomik ve psikolojik geçiş süreçlerini başarıyla yönetebilmemiz de uzun vadeli bir çözüm olmayacaktır. Önümüzdeki on yıllarda eski meslekler yok olup yenileri ortaya çıkarken, bu yeni işler de muhtemelen hızla tarih olacaktır. Dolayısıyla insanlar sadece bir kez değil, birçok kez yeniden eğitim almak ve kendilerini yeniden yapılandırmak zorunda olacak, aksi takdirde işsiz kalacaklar. Üç yıl süren yüksek işsizlik Hitler'i iktidara taşıdıysa, iş piyasasındaki bitmek bilmez karmaşa demokrasiyi kimbilir nasıl etkileyecektir?
...bilinç ve ilişkiler arasındaki bağlar çift yönlüdür. Bir ilişki kurarken aynı zamanda bilinçli bir varlıkla bir bağ da kurmak isteriz, fakat bir varlıkla zaten ilişki içindeysek o varlığın halihazırda bilinçli olduğunu varsayarız. Dolayısıyla bilim insanları, yasa koyucular ve et sanayicileri, ineklerin ve domuzların bilinçli canlılar olduğunu kabul etmek için elde edilmesi mümkün olmayan kanıtlar talep ederken, evcil hayvanlarıyla yaşayan insanlar genellikle köpeklerinin veya kedilerinin kederli ve sevgi dolu hissedebildiğini varsayarlar. Buradaki fark, köpek sahiplerinin köpekleriyle duygusal bir ilişki kurarken hayvancılık endüstrisinde faaliyet gösteren şirketlerin hissedarlarının, ineklerle böyle bir ilişki kurmamasıdır. Doğrusu, bir insanın, hayvanın veya bilgisayarın bilinçli olup olmadığını teyit etmenin yolu yoktur. Varlıkların bilinçli olduğunu bunu kanıtlayabildiğimiz için değil, onlarla duygusal olarak bağ kurabildiğimiz için kabul ederiz.
Reklam