Sözün kısası,bu diğer kişilik hepimizde iz bırakmıştır ama bazılarımızda bu iz neredeyse silinmişken bazılarımızda daha belirgindir.
Bazılarımız,diğerlerimize göre daha güçlü ve eksiksiz bir ırksal belleğe sahiptir.Bu da ikinci kişiliğe sahip olmanın farklı dereceleriyle ilgili bir mesele.Bende bu sahip olma derecesi muazzam.Diğer kişiliğim,neredeyse asıl kişiliğimle eşit güce sahip.Demek oluyor ki daha önce de söylediğim gibi ben bir hilkat
garibesiyim.Bir kalıtım ucubesiyim.
Kimi insanların reenkarnasyon deneyimleri yaşadıklarına inanmalarına neden olan şeyin,bu diğer kişiliğin; ama benimki kadar güçlü olmayan diğer kişiliğin varlığı olduğunu
düşünüyorum.Bu,böyle insanlara çok mantıklı, son derece ikna edici bir hipotez gibi geliyor.Bu dünyada hiç görmedikleri sahnelere,eski zamanlara ait eylem ve olayların hatıralarına dair görüntüler görmelerinin en basit açıklaması,
bunları daha önce yaşadıkları oluyor.
Bu kişiler kendi ikiliklerini görmezden gelme hatasına düşüyorlar.Diğer kişiliklerinin farkına varmıyorlar.Onu kendi kişilikleri sanıyor,tek bir kişiliğe sahip olduklarını düşünüyorlar ve bu önkabulden hareketle daha önce başka
hayatlar yaşadıkları sonucuna varabiliyorlar.
Ama yanılıyorlar.Bu reenkarnasyon değil.Ben kendimi Genç Dünya'nın ormanlarında dolaşırken görüyorum ama orada gördüğüm kişi aslında ben değilim,benim uzak bir
parçam;babamla dedemin bana onlar kadar uzak olmayan birer parçam olmaları gibi.Bu diğer benliğim atalarımdan biri,ırkımın ilk soyundan gelen atalarımın torunu,kendi zamanından çok önce el ve ayak parmakları gelişmiş ve ağaçlara tırmanmaya başlamış bir soyun evladı.