tuanna

Sözün kısası,bu diğer kişilik hepimizde iz bırakmıştır ama bazılarımızda bu iz neredeyse silinmişken bazılarımızda daha belirgindir. Bazılarımız,diğerlerimize göre daha güçlü ve eksiksiz bir ırksal belleğe sahiptir.Bu da ikinci kişiliğe sahip olmanın farklı dereceleriyle ilgili bir mesele.Bende bu sahip olma derecesi muazzam.Diğer kişiliğim,neredeyse asıl kişiliğimle eşit güce sahip.Demek oluyor ki daha önce de söylediğim gibi ben bir hilkat garibesiyim.Bir kalıtım ucubesiyim. Kimi insanların reenkarnasyon deneyimleri yaşadıklarına inanmalarına neden olan şeyin,bu diğer kişiliğin; ama benimki kadar güçlü olmayan diğer kişiliğin varlığı olduğunu düşünüyorum.Bu,böyle insanlara çok mantıklı, son derece ikna edici bir hipotez gibi geliyor.Bu dünyada hiç görmedikleri sahnelere,eski zamanlara ait eylem ve olayların hatıralarına dair görüntüler görmelerinin en basit açıklaması, bunları daha önce yaşadıkları oluyor. Bu kişiler kendi ikiliklerini görmezden gelme hatasına düşüyorlar.Diğer kişiliklerinin farkına varmıyorlar.Onu kendi kişilikleri sanıyor,tek bir kişiliğe sahip olduklarını düşünüyorlar ve bu önkabulden hareketle daha önce başka hayatlar yaşadıkları sonucuna varabiliyorlar. Ama yanılıyorlar.Bu reenkarnasyon değil.Ben kendimi Genç Dünya'nın ormanlarında dolaşırken görüyorum ama orada gördüğüm kişi aslında ben değilim,benim uzak bir parçam;babamla dedemin bana onlar kadar uzak olmayan birer parçam olmaları gibi.Bu diğer benliğim atalarımdan biri,ırkımın ilk soyundan gelen atalarımın torunu,kendi zamanından çok önce el ve ayak parmakları gelişmiş ve ağaçlara tırmanmaya başlamış bir soyun evladı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
En ufak bir sesten ürken, kendi gölgesinden bile korkan, gergin, hep tetikte ve diken üstünde, hayatını kurtarmak için anında fırlayıp deli gibi kaçmaya hazır ürkek bir av olan ben, sanki sonsuz bir zamandır ormanda dolaşıyordum.
Kendimi bildim bileli uykularım benim için bir korku dönemiydi.Mutluluk nadiren rüyalarımı renklendirirdi.Rüyalarım hep korkuyla doluydu,üstelik o kadar tuhaf ve yabancı bir korkuydu ki bu,yorumlayamazdım bile.
Görüntüler!Görüntüler!Görüntüler!Her şeyi öğrenmeden önce,rüyalarıma üşüşen yığınla görüntünün nereden geldiğini sık sık merak ederdim;uyanıkken,gerçek hayatta benzerini hiç görmediğim görüntülerdi bunlar.Çocukluğumda rüyalarımı bir kabuslar geçidine çevirerek,daha sonra da beni kendi türümden farklı,doğaya aykırı ve lanetli bir yaratık olduğuma inandırarak işkence ederlerdi bana.
Onlar bizim atalarımız,tarihleri bizim tarihimizdir.Sakın unutma,günün birinde ağaçlardan sallanarak inip dimdik yürüdüğümüz ne kadar kuşku götürmezse,çok daha önceki bir başka gün denizden sürünerek çıkıp karadaki ilk zorlu maceramızı başarıyla göğüslediğimiz de aynı ölçüde kesindir.