Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
insanlar kendilerini kapana kıstırılmış birer av hayvanı gibi hissediyor olsalar bile,yine de içlerinde vahşi hayvanların içgüdülerine benzeyen bir kaçıp kurtulma ümidi barındırıyorlardı.kederli ve bezgin olsalar bile içlerinde,gözlerinden alev fışkıranlar,akıllarından geçen düşünceleri bastırmak için sımsıkı kapattıkları dudakları bembeyaz olanlar;alınları,zihinlerindeki kâh kendi boyunlarına kâh başkalarının boynuna geçirdikleri darağacı ipini andıran çizgilerle dolu olanlar az sayıda değildi.
her insanın bir başkası için sonsuz bir muamma oluşu,üzerine düşünülmesi gereken muazzam bir hakikattir.gecenin bir yarısı büyük bir şehre girdiğimde,karanlıkta kümelenmiş evlerin her birinin kendine ait sırları barındırdığını,bu evlerin her bir odasının bir sırrı olduğunu düşünürüm;orada çarpan yüzlerce,binlerce yüreğin her biri,en yakınındaki için bile bir muammadır!ölümün korkunçluğunun bir kısmı da bundandır.öldüğümde çok sevdiğim şu kitabın sayfalarını artık çeviremez olacağım,bu yüzden de ölmeden önce hepsini okumuş olmaya dair nafile bir umut besliyorum.
gelmiş geçmiş en iyi günlerdi,gelmiş geçmiş en kötü günlerdi;hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık;hem inancın devriydi hem şüpheciliğin;hem aydınlık hem karanlık bir mevsimdi;umudun baharı,umutsuzluğun kışıydı;hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu;hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam aksi istikamete.