Bu son şerefe gelince, onlar bundan elden geldiği kadar geç yararlanmak isterler. Ancak, bu dünyanın zevklerini, tamamen terk ettikleri, zevklerin bir tekini bile alamadıkları zaman cennetin ölümsüz hazzını tatmaya razı olurlar.
Kahramanların defne dalı dedikleri şanlı meydanları o hazırlamaz mı? Neden çıktığı çoğu kez unutulmuş, birbirleriyle çarpışan iki taraf için yararlı olmaktan ziyade zararlı olan kavgalara girişmekten daha delice ne vardır?
Kendilerini övmeye cesaret edemiyorlar. Çoğu zaman dalkavuk bir şakşakçıyı, sahtekar bir şairi yanlarına çağırır: o da para karşılığında, onları övmeyi başka bir deyişle onlara yalanlar söylemeyi kabullenir.