İnsanlar istedikleri yerlerde yaşasınlar. Ayrıca bütün insanlığın çuhaçiçekleri toplayarak filan geze toza ömür sürmesini önermiyorum. Çalışmamız gerektiğini gayet iyi anlıyorum. Herhangi birimizin çuhaçiçeği toplamaya vakti varsa bu madenlerde ciğerleri çıkana kadar öksüren adamlarla daktilolarda parmak çürüten kızların sayesinde. Hem karnınız tok değilse ve sıcak bi yuvanız yoksa zaten çiçek de toplamak istemezsiniz. Ama konu bu değil.
Şu makineli tüfeğin tetiğine basmayı kes! Peşinde olduğun neyse kovalamayı bırak! Sakinleş, soluklan, iliklerine biraz huzur dolsun. Faydası yok. Buna yanaşmıyoruz. Aynı ahmaklıklara devam edip duruyoruz.
Çölde hiçbir yere ulşamayacak olan yollar yapan işçi taburları vardı; yıllar önce batırılmış Alman gemilerine bakmaları için okyanus adalarında bir başına bırakılmış adamlar vardı; bir atalet sonucu, işlevleri bittikten yıllar sonra bile memur ve katip ordularıyla varlığını sürdüren bakanlıklar vardı. İnsanlar anlamsız işlere koşulmuş ve sonra yetkililerce yıllar boyu unutulmuşlardı.
Savaş insanların başına olmayacak şeyler getiriyordu. Ve asıl sıra dışı olan şey onun insanları nasıl öldürdüğünden çok, nasıl öldürmediğiydi. Sizi yanına katıp ecele sürükleyen büyük bir sel gibiydi savaş ama sonra bir bakmışsınız, ters akıntıyla kendinizi durgun bir sığlığa atılmış olarak inanılmaz ve anlamsız şeyler yapar, üstelik bunlar için de ayrıca para alırken bulmuşsunuz.