"Bu hayatta kimseye hiçbir şeyi tam olarak anlatamayacağını anlamıştı. Biri için ölüm kalım meselesi olan, diğerinin gözünde toz kadardı.Çevresindeki mezarlara baktı ve iyi ki ölüyorlar dedi içinden. İnsanoğlunun hak ettiği için öldüğüne o gün inandı."
"Sanki bütün bunları aşmış gibi rahatlıkla konuşuyordu ama değildi. Ruhunun derinliklerinde, çok derinlerde bir yara durmaksızın kanıyordu. Ne yaparsa yapsın, ne kadar saklamaya çalışırsa çalışsın gizleyemiyordu. Yüzü gerilmiş sesi boğuk çıkmaya başlamıştı, yine de gülümsemesini kaybetmedi."