Başkalarının zengin, hareketli hayatını kıskanıyor; kendi hayatının yolunu ağır bir kaya parçasıyla tıkanmış, daracık, zavallı bir keçiyolu gibi görüyordu.
Her gün yan yana, baş başa oturmak kolay iş değildir. Birbirinin iyi yanlarından zevk alıp kötü yanlarına kızmamak için büyük bir yaşama deneyi, akıl olgunluğu ve insan sevgisi gereklidir.
Aşk serüvenleri hiçbir zaman tutku haline gelmiyordu. Sevgisi daha başlarken bitiyor ve bir okul çocuğunun aşkı gibi, masum, temiz ve basit bir halde kalıyordu.