Tam farkındalık bize mutluluk anlarımızın sıkıca tutunup bir köşede biriktireceğimiz altın külçelerine değil, koklayıp terk edeceğimiz çiçeklere benzediğini anlamamızda yardımcı olabilir. Tıpkı yaşamlarımız gibi geçici, muhteşem ve narin çiçeklere. Kısacası yaşamımızın her an canlı olduğumuzun, bunun da ne kadar harika bir şey olduğunun farkına varmamıza yardımcı olur.
“Mutluluk, seni ancak giderken çıkardığın gürültüden tanıdım.” şimdiki zamanın farkındalığı olmayınca yaşamayı bilemediğimiz geçmiş mutluluklar için pişmanlık duyacağız demektir. Bunlar farkındalığımızla can vermeyi bilemediğimiz ölü doğmuş mutluluklardır.
“Bırak keder ve üzüntü kuşları başının üstünden geçsin. Sen onları değiştiremezsin fakat onların saçlarının arasında kendilerine yuva yapmalarına engel olabilirsin.”