benim tanrım
ne bir kilisede bekler
ne oturur basamaklarında bir tapınağın
benim tanrım
kurtulmak için koşan bir mültecinin nefesindedir
açlıktan ölmek üzere bir çocuğun karnında
bir başkaldırının kalbinde
benim tanrım
din adamlarının yazdığı
sayfalarda saklanmaz
para için bedenini satan bir kadının
terli bacakları arasında yaşar
belki bir evsizin ayaklarını bile yıkar
benim tanrım
ulaşılmaz değildir sandığınız gibi benim tanrım çarpıyor kalbimizde her daim
dibi gördüm sandıktan sonra
en dibe batmak
ne ip ne sana uzanan bir el yukarıda merak ediyorum
kendimi istemediğim için mi
kimse istemiyor beni
-hem zehir hem panzehirim