Edebiyat otoritelerince ön plana çıkartılmış bir kitap okurken bir tek ben mi geriliyorum, yoksa benzer bir şey size de oluyor mu?
"Bu kitap bir başyapıt olarak seçildiyse vardır bir hikmeti" deyip okurken önemli olması muhtemel ayrıntılar yakalamakla meşgul olmak sizi yeterince tatmin edebiliyor mu yoksa?
Ben yazarımızın yalnızca bu kitabını okudum ve maalesef öyle ahım şahım bir şey göremedim. Tarihsel açıdan çok önemli bir yeri vardır belki, Rus halkı ve dönemin yönetim tarzı ile ilgili çok enterasan bilgiler ihtiva ediyor da olabilir. Ya da belki yazarın hayatı kitaplarının önemini artırmış, yayınevleri tarafından parlatılmış bulunabilir.
Bana kalırsa gayet iyi bir yazar Gogol. Ama kalbime dokunan, hayatıma yön veren bir anlatım tarzına ya da hikâyeye sahip değil bu kitabı.
Bir başyapıt mı? Önemli klasik eserlerden biri mi? İşin teknik boyutunu bilemem. Bildiğim şey bana bir şey katmadığı. Üç kağıtçı bir adamın hayata dair bulduğu basit bir çözüm ve karşılaştığı insanların sıradan tepkileri.
Ben kim oluyorum da Gogol gibi edebiyat dünyasına mal olmuş bir yazarı eleştirebiliyorum ki? Ben kim miyim? Ben hayatın satırları arasında hayat kıvılcımını arayan biriyim. Kim bilir belki o kıvılcımı ağaçtan kopup önüme düşen kuru bir yaprakta bulabilirim.
Övülmemiş, parlatılmamış, tavsiye edilmemiş, abartılmamış sıradan bir yaprakta.