Mutluluk dediğin şey, nasıl mutlu olunması gerektiğiyle ilgili kafana yüklenmiş bir düşünce, aslında gerçek değil. Bir şey istersin, mutluluğunun ona bağlı olduğunu sanırsın, elde edersin, senin olur, sıkılırsın ve kurtulmak istersin. Kurtulduğunda mutlu olacağına inanırsın, kurtulursun, başka bir şeyi istemeye geçersin. Yine istersin, yine elde edersin, yine sıkılırsın, yine kurtulmak istersin... Bu mutluluk değil. Bu tüketmek. Mutluluk bir illüzyondan başka bir şey değil, sadece bir an. Yaşanmış bir anı sürekli yaşama isteği... İşte asıl bu çok hastalıklı bir düşünce. Kendini iyi hissetmenin amaç olduğu bir hayat bana, parayı bulup kendini kokanine, ekstasiye adamışları hatırlattı. Onlar sürekli mutlu, tüketebildikleri sürece. Seni neyin mutlu ettiğini bulmaya çalışarak mutlu olunmuyor, tatminsiz olunuyor maalesef. ”
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Tam göründüğüm gibiyim, benimle ilgili söylenecek çok bir şey yok. Konuyu uzatıp canımı sıkma. Kendi derdimin yanında bir de seni rahatlatmakla uğraşmam gerekiyormuş psikolojisine sokup kendi ağırlığını benim üzerime koyma. Ya bana bir çare bul ya da hafifletmem için hafif ol! Şimdi söyle neden buradasın!”
Erkekler onunla tanıştıklarında önce hep ona bir kadına yaklaştıkları gibi yaklaşırlar, sonra geri çevrilince ona aşık olurlar, aşklarına da karşılık görmeyince ondan nefret ederlerdi.
Doğallıkla mükemmel yapabildiğiniz bir şey. Kimisi en iyi pastayı yapabilir, kimisi en iyi su pompasını, kimisi en iyi beyin ameliyatını yapabilir, kimisi de en iyi dansı edebilir... Her birimizin farklı konularda en iyi şekilde yapabildiği bu bir tek şey, aslında kimliğimizin merkezidir. Ve biz bu merkezi keşfetmek yerine seyrettiğimiz filmlerin, okuduğumuz hikayelerin başarı öykülerinin ya da etrafımızda bize ne yapmamız gerektiğini söyleyenlerin, aldığımız eğitimin etkisiyle kendi merkezimizden uzaklaşıp bize koyulan hedefe yöneliyoruz. Aslında bizim olmayan ama bir şekilde yönlendirildiğimiz bu hedefe ulaşmak için sürekli değişiyoruz kendimizden uzaklaşarak. Bu değişimi de bize ait olmayan deneyimlerle ediniyoruz. Hedefim sadelik. Benleşmek dediniz, ancak deneyimlerinizdeki sadelik sizi benleştirebilir. Yoksa benleşmek yerine başkalaşırsınız.”