Sanırım, çocukluk yıllarında sevgi umudunu yitiren insanlarda dışa dönük yıkıcılık, günün birinde sevgi ve onayı bulabilme umudunu koruyanlardaysa kendine dönük bozucu eğilimler daha sık görülüyor.
Yaşamak, kendisi olabilmeyi ve yaşama yetkin biçimde katılabilmeyi tanımlar. Bu insanın kendi sorumluluğunu, bir başka deyişle, hayatına anlam katma sorumluluğunu içerir. Sorumluluğunu üstlenen kişi özgürdür. Özgür insan insan daha az korkar, onun için sevebilir!
Kahır ve üzüntü, insanın kendi varoluş alanını daraltabilmesini ve dolayısıyla sorumluluklarını azaltabilmesini sağlar. Böylece bir insan, bir yandan kendini ezdirirken, öte yandan bu nedenle çevresini suçlar.