Gece oldu mu herkes susar, soba konuşurdu. Bir hatip edasıyla anlatırdı içinin yangınını. Kâh tüter, kâh sönerdi. Yer yatağı serilinceye dek... Sırma işlemeli yün yorganlar örterdi geceyi. Upuzun yün yastıklara baş koyarlardı. Dualar dökülürdü çocukların dilinden:
"Yattım Allah kaldır beni
Nur içine daldır beni
Can bedenden ayrılırken
İman ile gönder beni."
Yer yatağı, yere yakın olmanın adıydı, yani kabrin.