“Bekleyin! “ demişti. “Burada bekleyin onlar size gelecek. “
”Kimler? “ diye sormuştu Filipinli.
”Hayatının anlamını bulmuş olanlar. Hayatlarını adayacakları şeyi bulmuş olanlar gelecek. Siz de kalplerini söküp, yerine, o şeyleri koyacaksınız. Sonra da kalpleri fırlatıp atacaksınız! “
”Ama... “ demişti Kızılderili. “Kalpleri olmadan nasıl hayatta kalırlar? “
”Göreceksiniz! “demişti bina da.
”Peki ya kimse gelmezse?” diye sormuştu Filipinli.
”Kim kalbinden vazgeçecek kadar kendini bir şeye adayabilir ki? “
”Onu da göreceksiniz ! “ demişti bina.
”Ya hayatlarının anlamını bulamayanlar? “ diye söze girmişti Kızılderili. “Onlar ne olacak?”
”Onlar da, göğüslerinde bir et parçasıyla, canlı canlı çürüyecekler. Ve buna da yaşamak demeye devam edecekler!”
“ Düşünüyor. Sürüler geçiyor insanların kalbinden. Kah bir koyun sürüsü ağır ağır kah bir bufallo sürüsü tozu dumana katan kah bir fil sürüsü korkunç çığlıklar atan.”