Tuğçe

(...) Türklerin Çanakkale'deki zaferlerini gördükten sonradır ki, Bulgaristan Türk dostlarıyla beraber harbe girmek lüzumuna inanmıştır. Eğer Hindenburg Türk ordusunun yardımıyla Galiçya dağlarında ilerleyen Rus hücumlarını geri çevirmeseydi, Hindenburg, Hindenburg olmazdı. Eğer Kafkasya'da, Mezopotamya'da, Palestin'de nihayet bütün Türkiye hudutlarında, Türk ordusu önündeki, Rus, İngiliz ve Fransız kitlelerini tutmamış olsaydı ve eğer Türkiye memleketinin bazı kısımlarını feda etmeseydi Alman ordusunun bugünkü gibi dayanabilmesine inanılır mıydı? Matmazel, hayır! Bu hakikatin Türklerin büyük bir kısmı tarafından bile bilinmemesi ne kadar esef vericidir!
Sayfa 58·Kitabı okudu
Reklam
Her yeni yetişen kendinden eskisini beğenmeyecek kadar yükselirse, o zaman, ancak o zaman ensal-i atiye yekdiğerinden kademe kademe yüksek seviyede bir silsile-i aliye vücuda getirilebilir ki, terakki-i beşerin gayesi de budur. Onun için genç kızlarımızı ve genç erkeklerimizi fikren, ilmen maziye bağlı bırakmak, muayyen bir geri hududunun ilerisine geçmesine mümanaat fikrini tercih etmeyelim ve nazar-ı dikkat ve infialinizi mucib olan bunlar yalnız bizde değil, her millette böyledir.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Bu kadın meselesinde cesur olalım. Vesveseyi bırakalım... Açılsınlar onların diğamlarını ciddi ulum ve fünun ile tezyin edelim. İffeti, fenni sıhhi surette izah edelim. Şeref ve haysiyet sahibi olmalarına birinci derecede ehemmiyet verelim. Sonra şahsi irtibata gelince, tabiat ve ahlakımıza muvafık karı arayalım ve onunla şurut-i izdivaciyemizi açık ve kat'i kararlaştıralım. Ona, riayette kusur edince, onun icabatını yapalım. Kadın da böyle hareket etsin.
Sayfa 45·Kitabı okudu
Memleket kimsenin malikanesi değildir. Yalnız, biz Türkler memleket ve milletin idaresini idaresini elimize aldığımız zaman, kendi umur-ı zatiyemizdeki ulüvv-i cenab-ı umur ve mesail-i devletin ecanible hallinde düstur ittihaz ediyor, bir çocuk gibi aldanıyoruz.
Sayfa 35·Kitabı okudu
Doktor muayene sırasında yaşımı sordu. 36-37 olduğumu söyledim. Hayretle: -Pek çabuk general olmuşsunuz. Sizin memleketinizde sizin sinninizde başka genç general var mıdır? Harbiye nazırımız da gençtir dedim. Bu sual karşısında kaldığım zaman, 21 sene Mısır'ın Kahire'sinde bulunmak ve Arapçayı lisan-ı maderzati gibi görüşmek tecrübe ve tetkikatında bulunmuş olan ve bu itibarla Şarkı, şarklıları az çok tanımış olduğuna şüphe olmayan doktor Vermer'in içinden, zavallı Türkiye bu çocukların eline düşmek için ne hale gelmiş bulunmalısın! dediğini hisseder gibi oldum. -Doktor, dedim bizim ordumuzda ihtiyar generaller de vardır. Benim ve emsalimin pek genç kabul ettiğiniz sinnde general oluşumuz, herhalde, ahval ve hadisat-ı fevkaladenin bizi ifasına müyesser eylediği vezaif-i mühimmenin vatana pek nafi' oluşundandır.
Sayfa 30·Kitabı okudu
Reklam