Pek memnun olmuş görünmedi, hep yarım ağız konuştuğumu, hiç hırslı olmadığımı ve iş hayatında bunun fena bir şey olduğunu söyledi. Ben deyine işimin başına döndüm. Onu kırmak istemezdim ama yaşantımı değiştirmek için de bir sebep göremiyorum. İyi düşünülürse, mutsuz değildim. Henüz öğrenciyken bu tür hırslarım vardı. Ama öğrenimimi yarıda bırakmak durumunda kaldıktan sonra bütün bunların gerçek anlamda önemli olmadığını çabucak anladım.
Evet, dedim, ama aslında benim için fark etmediğini de ekledim. O da, hayatımda bir değişiklik yapmanın ilgimi çekip çekmediğini sordu. Ben de, İnsanın hiçbir zaman hayatını değiştirmediğini, her hayatın birbirine benzediğini, buradaki hayatımdan şikayetçi olmadığımı söyledim.
Ona, kabahatin bende olmadığını söyleyecek oldum ama bu sözü daha önce patrona da söylediğimi düşünerek vazgeçtim. Zaten hiçbir anlamı yoktu bunun. İnsan ne de olsa daima biraz kabahatlidir.
Albert Camus, Yabancı kitabında toplumsal kalıpları ve beklentileri karşılamak gibi kaygıları olmayan bir karakter çıkarır karşımıza. Kitabın derinliğini ve karakterin özelliklerini anlamak için kitabın tarihi arka planını bilmek iyi olur. II. Dünya Savaşı'nın getirdiği korku, umutsuzluk, melankoli, yıkım, bunalım, çöküş, hayatın yaşamaya değer olup olmadığı vs. duydu ve düşünceleri dönemi etkilemiştir. Ayrıca güçlü bir Nazi korkusu da vardır. Dönemin yazarlarına ve yazdıklarına bakıldığında bu tarihi arka plana rastlamak mümkün. Örneğin Stefan Zweig da bu dönemi ağır biçimde yaşamıştır. Ardında şöyle kısa bir mektup bırakır: "Bütün dostlarımı selamlarım! Umarım, uzun gecenin ardından gelecek olan sabahın ışığını görebilirler! Ben, çok sabırsız olan ben, onların önünden gidiyorum." Sonra da karısıyla beraber intihar eder.
Durum böyleyken Albert Camus içine düşülen bu ruhsal durumu Meursault karakteri üzerinden vermeyi tercih etmiş. Karakter de oldukça umursamazlık ve içinden ne nasıl geliyorsa o şekilde davranma hali görülmekte. Öyle ki kitabın ilk cümlesi "Bugün annem öldü. belki de dün, bilmiyorum." diye başlar. Karakterde çokça "Ne fark eder?" bakış açısı ile karşılaşırız. Günlük hayatın ayrıntılarına verdiğimiz tepkilerin gerçekten bizim mi olduğu, yoksa toplum beklentileri olduğunu mu sorgulatıyor kitap. Aslında Meursault'a çok görmemek gerekir. Çünkü o topluma ve kalıplara "yabancı"dır. Bizim de günlük hayatta hissettiğimiz ama kendimize itiraf edemediklerimizi Meursault büyük bir cesaretle hisseder ve itiraf etmekten çekinmez.
Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Albert Camus'nun kaleminden güzel ve etkileyici bir kitap...
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,3bin okunma