Sizin de bildiğiniz gibi sevgili oğlum, siyasette insanlar değil düşünceler, duygular değil çıkarlar söz konusudur; siyasette bir insan öldürülmez, bir engel ortadan kaldırılır, hepsi bu.
“Bir insanı öldürmenin en emin yolunun, ona bir orman köşesinde pusu kurmaktan ziyade onun hakkında bir şeyler yazmak olduğuna inanıyorum!” dedi elini kağıdın üzerine bırakan Caderrouse. “Bir tüy, bir mürekkep hokkası ve bir kağıt beni her zaman bir kılıçtan ya da tabancadan daha çok korkutmuştur.”
Arkadaş ortamında herkesin unutamadıkları aşk hikayelerinin anlatıldığı bir günde, Vladimir yaşadığı ilk aşk deneyimini kelimelere dökemedi. Bunun yerine, tüm hikayeyi yazdı ve işte şöyle yazıyordu:
•spoiler•
Evlerinin yanına yeni taşınan bir prensesin kızına aşık olan 16 yaşındaki Vladimir, gençlik ateşine tutulup nasıl da gözünün olanları görmez olduğunu anlatıyor. Aslında vurgulanmak istenen gözünün kör olması değil, bunlar benim takıldığım noktalar. Kitabın ortasında bile Zinaida’nın Vladimir’in babasıyla bir münasebeti olduğu apaçık ortada. Vladimir’in durumu bu kadar geç fark etmesi, geç fark ettiği halde bile babasına olan hayranlığının azalmayıp tam aksine artması, beyninin bir yerlerinde çok büyük bir kompleksin yattığının da işareti aslında bana göre. Bu hikayede yanan kim oldu diye soracak olursanız kesinlikle Vladimir’in annesi derim. En başından bir şeylerin yanlış olduğunu hissedip oğlunu uyarmasına rağmen oğlu onu dinlemedi ve olanlar oldu. Kadın aldatıldığıyla kaldı, Vladimir hayatının ihanetine uğradı ve hatalı olanlar peş peşe denecek kadar kısa bir süre içinde ölüp gitti…
Gerçek hayatta da hep böyle olmaz mı zaten? Ölen kötülere hiçbir şey olmaz, olan kalan iyilere olur. Çünkü kötülerin bıraktığı anılar iyilerle birlikte sonsuza kadar pişmanlık duygusu olarak zihinlerinde bir yerlerde yaşanmaya devam eder. Ölen kişiye öfke duymak imkansızlaşır, sadece pişmanlıklar kalır.
Bu kitaptan sonra biraz umut dolu, mutluluk verici, kitap okuma hazzını sevinçle yaşatan kitaplar okumak istediğime karar verip kitaplığımdaki kitapları aklımdan şöyle bir geçirdim. Sanıyorum ki hiç böyle bir kitabım yok. 14 Şubat yaklaşıyor diye ismine aldanıp okumaya başladığım İlk Aşk kitabının ölüm, ihanet ve yıkımlarla dolu olduğunu bilmiyordum. Okuması keyifli, bir çırpıda
İlk AşkIvan Turgenyev · İletişim Yayınları · 20199,5bin okunma