Memleketi kurtaracaklardı. Buna onlardan çok ben inanıyordum. Hoca ne demişti? "Sizler dâvanın yılmaz erlerisiniz, bu dâva sizlerin omuzunda yükselecek."
O kadar içten, heyecanla ve fedakâr konuşuyorlar, öylesine kendilerini hırpalıyorlardı ki. Bu gençlerle bir arada bulunmak dünyanın en güzel, en elde edilmez nimeti idi.