İçinde bulunduğun zaman diliminde gidenin yerini dolduramamışsan içini bir umutsuzluk kaplar. Böylece eski anılara tutunursun. Bunun iki türlü sakıncası var. Birincisi, geçmişi aşırı derecede düşünmek hem depresyon işaretidir hem de depresyona sebep olan nedenlerden biridir. Durmadan geçmişi düşünen biri şimdiyi kaçırır. İkincisi ise bence daha olumsuz bir duruma sebep olur: hayatından çıkardığın o insanı, o şehri, o işi tekrar hayatına almak. Bu seferki hayal kırıklığı bir öncekine göre daha hızlı bır şekilde gelir ve yıkıcılığı daha fazla olabilir.
Hayatında zorlu bir dönemden geçiyorsan geçmişte sana zarar verdiğini düşündüğün için bıraktığın, vazgeçtiğin veya ayrıldığın şeyler ve kişiler sana daha iyiymiş gibi gelir. Böyle bir durumda bu yanılsamanın içine düşersen hayatın için yanlış kararlar verebilirsin. Geçmişi iyi hatırlamanda hiçbir problem yok, bu durum bizim şimdiki hayatin zorluklarına karşı zihinsel bir savunma mekanizmamız. Rüyalar güzeldir ama onların gerçek olmadığını biliriz. Geçmişi güzel anmak, arada güzel hatıraları düşünmek çok iyi gelir bize ancak geçmişte iyi olduğunu düşündüğümüz bir şeyi tekrar hayatımıza almak ciddi bir karardır ve olumsuz etkileri olabilir.
Bir sorun varken sorunu ifade etmezsen aslında karşındaki insanın senin için yapabileceklerini de kısıtlıyorsun. Çünkü iyi niyetli insanlar da bazen hatalı davranabilirler. Onlara kendimiz için doğru olanı bizim öğretmemiz lazım, biz sustuğumuz zaman onlar bilmeden aynı şekilde davranmaya devam edeceklerdir.
Kendimiz olmak en insani hakkımız; böyle olmaya çalıştığımız için bizi dışlayacak, bize kötü davranacak insanlar gitmek istiyorlarsa gitsinler. Sonuca o kadar odaklanıyorsun ki asıl ihtiyacın olan sebebi gözden kaçırıyorsun.