Bir ülkenin maliyesini yöneten devlet adamı, bedeniyle düşünemez. Hattâ jimnastikçi gibi hareket görünüleriyle de düşünemez, çünkü belleğinde canlandıracağı hareketlerin sayısı pek kabarık olur.
İnsanların, tarlaların, evlerin, işlerin bu belirgin görüntüleri yerine, düşüncesini hızlandırmak için, bazen bir canlı veya cansız varlığı, bazen de bir sınıfın bireylerini canlandıran simgeler koymak zorundadır ki bunlar, sözcüklerdir.
Bu küçük adam, nasıl da doğru ve becerikli bir şekilde, bazılarının kendisine yakınlık duyduğunu, bazılarının da canını sıktığını seziyordu! Bu sezgi asla erişkin bir insanda bulunamaz.