"Eğitim almış olanların hepsi, millî düşünceyi geliştirmeye, milli ruhu uyandırmaya, millî iradeyi güçlendirmeye mecburdur. Köylülere, işçilere, halkın alt kesim lerine nasıl daha iyi bir konuma yükselebileceklerini öğretiniz! Halkımıza var olmanın değerini bilmeyi, onu korumayı öğretiniz! Topraklarımızda her köylünün, işçinin daha insanca, sağlıklı, mutlu, akılcı bir hayat yaşamalarının mümkün olduğunu anlatınız! Halkımıza nasıl çalışmaları gerektiğini öğretiniz! Az maliyetli, sağlam konutları nasıl yapabileceklerini gösteriniz! Kendilerinin, çocuklarının sağlıklarını nasıl koruyabileceklerini öğretiniz! Mutlu bir aile hayatının nasıl kurulabileceğini, kadının erkeğe, erkeğin kadına nasıl davranacağını, çocuklarının nasıl terbiye edileceğini anlatınız! Halkımızı, her işi zamanında yapmaya, disiplinli, düzenli çalışmaya alıştırınız! Yalnızca kendisinin değil, başkalarının hukukunu da gözetmesini öğretiniz! Bütün bunlarda halka bizzat kendiniz örnek olunuz! Kendi aranızda, halkla ilişkilerinizde yol gösterici olunuz! Bütün ülkeyi büyük bir aile olarak kabul ediniz; bütün ülkeye de o gözlerle bakınız! Unutmayınız ki, en yoksul kömürcü, kantarcı, hizmetçi, dul kadın, bütün millet, sizin kardeşleriniz, hemşerileriniz, yurttaşlarınızdır. Onları eğitmek ve uygarlıkta daha kadim olan milletlerin arasına sokmak sizin görevinizdir. Unutmayınız ki, halkın cehaleti, kabalığı, alkol düşkünlüğü, hastalıklı oluşu, sefaleti, kötü ahlâklı oluşu, bütün bunların hepsi sizin kendi utancınız ve suçunuzdur."