Babaannemin ilkelerinden biri, söz dinletmenin gevezelik ederek değil, susarak ya da en azından, olası en az sözcük kullanarak sağlanması gerektiğiydi.
Bezginim
Bizim Doğu ülkelerinin durumunu anlatmaktan bıktım artık,
"Ülke" sözcüğünün yerine "musibet"i koyun "Doğu"nun yerine de "lanet"i,
Ne demek istediğimi anlarsınız.
Ve eğer aradan bir süre geçip de ilerlemiş ulusları yakalayamazsak, bunlar bize insan gözüyle bile bakmayacaklardır artık!
Sonra, biraz daha aşağıda:
Bir Sultan tahttan el çekti, yerine öteki geçti, ama hâlâ aynı biçimde işliyor İktidar,
Maymun iştahlı bir ulusuz biz, tutkuların rüzgârıyla sürüklenir gideriz oradan oraya...
Dürüst insan kılığına girmiş şeytan bunlar
Ya da isterseniz, kuyruksuz şeytanlar, diyelim
Ne var ki bunların kuyrukları suratlarında bitmiş Kuyruktan farkı yok sakallarının, Tanrı ateşe versin onları!