1000Kitap Logosu
TUNA TURAN
TUNA TURAN
TUNA TURAN
TAKİP ET
TUNA TURAN
@tunaturan
Biri bana demişti ki, "zaman düz bir çemberdir". Yaptığımız veya yapacağımız her şeyi tekrar yapacağız, tekrar o küçük çocuk ve kız o odada olacaklar.
Mali Müşavir
Lisans
İstanbul
120 okur puanı
22 Haz 2018 tarihinde katıldı.
163
Kitap
154
İnceleme
11
Alıntı
1
İleti
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
TUNA TURAN
Justine'yi inceledi.
296 syf.
·
8/10 puan
Roman, bir adada yaşayan ve ölen eski sevgilisi Melissa’nın çocuğu olarak bilinen bir çocukla yaşayan isimsiz bir anlatıcı ile ilginç bir şekilde başlıyor. Sayfalar ilerledikçe bütün karakterlerin görüntüleri yavaş yavaş canlanmaya başlıyor. Karakterlerin çoğu depresyonda görünen, dünya ile hayal kırıklığına uğramış, Tanrı sorgusuyla boğuşan eğitimli tiplerden oluşuyor. Bir süre sonra bütün hikaye Justine üzerinden anlatılmaya başlanıyor. Melissa, Justine ve sadık kocası Nessim, Balthazar, Clea gibi büyüleyici bir karakter kadrosuna sahip kitap. İç içe geçmiş alt kurgular da var. Bunlardan herhangi biri bütün bir romanı tek başına ele geçirebilirdi ama Durrell buna izin vermemiş. Başka bir yazar olsa her bir karakterden bir dizi oluşturacak şekilde konuyu uzatabilirdi. Durrell, hem bir şehrin seslerini, görüntülerini ve duygularını büyüleyici bir üslup ile anlatırken hem de şehrin içerisinde yaşayan insanların kalplerinin seslerini şiirsel bir üslup ile bizlere sunuyor. Sıra, serinin ikinci kitabında. Yıl bitmeden bütün seriyi arkaya arkaya umarım okurum.
Justine
7.9/10
· 121 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
3
TUNA TURAN
Kabuk'u inceledi.
173 syf.
·
7/10 puan
Zeynep Kaçar’ın ilk romanı. Kitap bir ailenin hikayesini ve deliliğini üç kuşak kadın üzerinden birbirine geçmiş bir şekilde anlatıyor. Yaşadığı olaylar yüzünden deliren kadınların dilinden sıradanlığa duyulan özlem çok güzel anlatılmış. Börek yiyen insan sıradanlığı mesela. Hatta karakterler birisi ‘Hayat bazen işte böyle böreği tüm kaygılardan uzak yiyebilmekten ibaret.’ diyordu. Bütün karakter ile bir masada oturmuş dertleşiyormuş izlenimi veriyor. Ayrıca bazı iç sesten konuşulan bölümlerde yazar inanılmaz bir şekilde kalemini konuşturmuş. Kelimeler ile oynayışı muazzam. Çabuk akan, okuyanı yormayan, finalde de vuran kitap. "Ağır ve karanlık ve yorucu ve uykusuz ve zalimdir hayat. Umduğunla başına gelenler arasında dünyadan güneşe uzanan yol kadar mesafe vardır."
Kabuk
8.4/10
· 1.939 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
4
TUNA TURAN
Anaların Hakkı'ı inceledi.
96 syf.
·
7/10 puan
1978 Sait Faik Hikaye Armağanı’nı kazanan bu kitap içerisinde birbirinden güzel dokuz öykü barındırıyor. Çardak, Mısırlar, Dükkanın Önü, Emekli, Bahçede, Kayalık Yoncaları, Sarmaşıklar, Kabuk ve Anaların Hakkı öykülerinin isimleri. Selçuk Baran öykülerinin hemen hemen hepsinin merkezinde insan var. Modern yaşama ayak uyduramayan insanların giderek yalnızlaşan dünyasını öykülerinin odak noktası yapıyor. Öykülerindeki karakterler ağırlıklı olarak kadınlar oluşturuyor. Hem de toplumun her kesiminden kadınları ele alıyor. Köyde, şehirde yaşayan, ekonomik özgürlüğü elinde olan kadınlar, evli, bekar kadınlar bir şekilde öykülerinde kendilerine yer buluyor. Çardak öyküsü beni en çok etkileyen hikaye idi. Bunun dışında Mısırlar, Emekli, Bahçede ve Kabuk hikayelerini de çok sevdim. İlk Selçuk Baran kitabımdı. Kullandığı dili ve benzetmelerini çok sevdim. ‘Zehra, kapının kapandığını duyunca taşlığa çıktı. Kör kuyunun bileziğine ilişti. Yılgın ve yenikti. Üzerine taşlar yuvarlanmış gibi sızlıyordu her yanı. Hele yüreği... Koca bir kaya abanmıştı göğsüne. Soluğunu kesiyordu. Elleri kucağında, dizleri bedeninin o taşlaşmış ağırlığını taşır gibi bükük, uzun uzun oturdu kaldı.’
Anaların Hakkı
8.8/10
· 73 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2