" Sen de aşkı gözünde çok büyütme, genç adam. Sanıldığı kadar ilahi ya da fantastik bir yani yoktur. Öyle olsa, mitolojide çıplak, tombul bir çocuğun elindeki ok olarak sembolize edilir miydi ? Evet; aşk bir maraz ama komplike değil. Basit, dümdüz ve hızlı bir şeydir. "
Bir renk karmaşasıydı hayat. Acının siyahı, mutluluğun beyazı, hüznün sarısı, sevginin yeşili, umudun mavisi... Ve insan duyguları gökkuşağına benziyordu. En soğuk ve en sıcak renkler birbirine yaslanıyor, birbirinden besleniyordu.
Sessiz ve sözsüz konuşulur mu ? Elbette... Bir çift göz, bedenin olduğu gibi, duyguların da sözcüsü olur. Kimi kırgın bir çiçek, kimi şefkatin yumuşacık kabuğu... Kimi hiddetle, kimi göller gibi durulur... Kimi savrulur aşkla, kimi yorulur... İşittikleri yanıltır insanı fakat gözler aldatmaz.