"İkimizde üniversite mezunuyuz. Keşke ilkokul mezunu olsaydık da mutlu olsaydık." Kitaptan bir alıntı (Burada bir parantez açma gereği duyuyorum. Çünkü kitapta bu tarz mektuplar ağırlıkta. Bazen iki eşin eğitim seviyesi ne kadar yüksek olursa olsun insanlığa dair iyi yanları yoksa o alınan eğitiminde bir değeri bir önemi olmuyor. Günümüzde ilkokuldan itibaren test çözdürmeye, kurstan kursa zorlandığımız çocuklarımızı günü geldiğinde iyi bir evlilik yapsın diye bekliyoruz. Ama kaçırdığımız bir nokta var: o çocuk test çözmekten akademik başarı derdine düşmekten kendini tanıyacak vakti bulamıyor. Kendini tanımayan insan ne evleneceği insanın nasıl olabileceğini bilir ne de kendinin ne istediğini. O yüzden çocuklar matematiği, Türkçeyi, fiziği bir şekilde öğrenecektir. Ama okul bittikten sonra çoğu dersi hatırlamayacaktır bile. Onun yerine çocuğunuza değerler kültüründe sevgiyi, saygıyı, merhameti, anlayışı, sadakati, güveni, dürüstlüğü öğrettiğinizde bu değerler ömrünün sonuna kadar onunla olacaktır.)