”O yalnızca devlet işleriyle uğraşan bir lider değildi, halkın arasında olmaktan büyük keyif alırdı. Halkın sorunlarını kendi gözleriyle görür ve onlarla konuşarak çözüm arardı.”
”Atatürk bu görevi hiçbir zaman bir taht gibi görmedi. Cumhurbaşkanlığını, halkın iradesini temsil eden bir görev olarak anladı. İsterse Meclis'e başkanlık edebilir, Bakanlar Kurulu'na katılabilirdi. Yani çok güçlü bir konumu vardı. Fakat Atatürk bu yetkilerin sınırlarını da fark etmişti. Çalışma arkadaşlarına kararların ve uygulamaların dikkatli kullanılması gerektiğini söylerdi. Ona göre Cumhurbaşkanlığı sadece güçlü olmak değil, aynı zamanda sorumluluk almaktı.”