O kadar çok kendimle uğraşıyorum, yüreğimde öyle fırtınalar esiyor ki, diğer insanları kendi hallerinde bırakmayı yeğliyorum; keşke beni de kendi halime bırakabilseler.
Ayrıca yüreğimi değil, aklımı ve yeteneklerimi beğeniyor, oysa her şeyin kaynağı yürektir: tüm gücün, tüm mutluluğun, tüm kederin. Ah, benim bildiklerimi herkes bilebilir – ama yüreğimdir yalnızca bana ait olan.
Yüce Tanrı biliyor ya, karşımda böylesine sevimli bir varlık dolaşıyor ve ben elimi uzatıp onu tutamıyorum; halbuki elini uzatıp tutmak, insanlığın en doğal güdüsüdür. Çocuklar akıllarına gelen her şeyi ellerini uzatıp tutmuyorlar mı? – Ya ben?
— Ayrıca büyük bölümü bize bağlı olmayan gelecek üzerine konuşmanın, düşünmenin ne gereği var? Bir şeyler yapma şansını yakalarsan ne âlâ, ama olmazsa, önceden boşuna gevezelik etmeye değmez en azından.