Orhan Pamuk detaylı tasvirleri ile aklımda kalan bir yazar. Kitabında da çokça rastladığım bu tasvirleri zaman zaman yorsa da müzeyi adım adım gezdiriypr insana.
Kitaptaki Kemal karakteri ile insanın takıntı boyutlarını gözler önüne seriyor. Kitabı okurken aşk yönüyle etkilense de takıntılı bir aşkın yıkımlarını düşünmeden edemiyor insan. (tabi ilk gençlik yıllarımda böyle bakar mıydım bilinmez:)
Adı "Masumiyet Müzesi" yerine "Takıntılı Aşk Müzesi" konulsa belki de daha bilinçlendirici olurdu:))
Çok değil bundan 5 yıl önce Kemal'in aşkını masum ve zararsız gördüğüm gerçeğine bakılırsa zaman, aşk ve sevginin gerçek tanımını öğretiyor insana demeden geçemeyeceğim. Anladım ki kitapların bıraktığı izler okunan zamana ve duygu durumuna göre değişiyor.
Yani sevgili okur:
İçimizdeki aşk anlayışının masumiyet müzesini inşa edeceğiz ömrümüzce...
Keyifli okumalar diliyorum.